Enzimlerin Etki Ettiği Maddeye Ne?
Bugün, bir sabah kahvemi içip yazıma başlamak için pencerenin kenarına oturduğumda, aklıma ilginç bir soru takıldı: “Enzimlerin etki ettiği maddeye ne denir?” Bu soruyu ilk duyduğumda, sanki bir kimya dersinin ortasında buldum kendimi. Biraz bilimsel bir şeydi, ama bir yandan da düşündükçe insanın hayatına nasıl dokunabileceğini hissettim. Aslında sorunun cevabı, hiç de düşündüğüm gibi basit değildi. Ve sonra, gözlerim pencereyi takip ederken, bir an için tamamen başka bir yere gitmeye başladım. Geçmişime, ruh halime, kaybolmuş hislerime doğru bir yolculuk… Birden, “enzimler” kelimesi de, yaşadığım o anın bir parçası oldu.
Genç Bir Kadın Olarak Kaybolan Zamanın Peşinden Koşmak
Bazen hayat, size en zor soruları sormadan önce, en basit gibi görünen bir şeyle başlayabiliyor. Bu sabah, aslında bir çocuğun düşlediği türden basit bir soruyla başladım. O kadar sıradan ki, belki kimse dikkate bile almaz. “Enzimlerin etki ettiği maddeye ne denir?” diye sormak, bence her şeyin temelini sorgulamaya başlamak gibi. Bir anlamda bu soru, nasıl bir bakış açısının ve anın içine çekildiğimi de simgeliyor.
Herkesin hayatı bir şekilde bir iz bırakır, değil mi? Biz de, kim bilir kaç kez, bir başkasının hayatında, bir enzim gibi etki etmişizdir. Hani birisini değiştirirken, farkında olmadan. Ama o değişim, nasıl başladığını anlayamayacağımız kadar yavaş, hatta bazen farkında bile olmadan, aniden gelir. Bunu düşündüm; tam da öyle. Aniden değişim.
Daha önce hiç dikkat ettiniz mi? Kimyasal reaksiyonlar, çoğu zaman başka bir şeyin içine girmeden kendini göstermez. Gözlerimde, o sabah hayalini kurduğum uzak Kayseri sokakları vardı. Küçükken, hep o sokağa doğru giderdim. “Enzimler etki eder” diyorum, hem fiziksel hem de duygusal anlamda. Yaşamda olduğu gibi. Geçen yılın hatıralarına bakıyorum, bir enzim gibi etki etti o anlar; ama hayatın da öyle olduğunu düşünmüyorum. Her şey biraz daha yavaş gelişiyor, değil mi?
Birlikte Büyüdüğümüz O Sokağın Gölgeleri
O eski sokağı hatırlıyorum. Her sabah o yol boyunca yürürdüm. Koca koca çamaşır telleri, çamaşırları asan yaşlı kadınlar… Bu arada düşünmeye başladım: “Enzimlerin etki ettiği maddeye ne denir?” Kim bilir belki de enzimlerin etkisiyle zamanla değişen tek şey, sadece bir madde değil, bir ruh halidir.
Bir gün, o sokakta çok sevdiğim bir insanla yürüyordum. Bu kişi, kimya dersindeki gibi bir anda hayatımda belirivermişti. Yavaşça, enzimler gibi, hayata etki etmeye başlamıştı. O sokakta, her adımda, kalbim bir parça daha hızla atıyordu. Hani bazen bir şeylerin yavaşça değiştiğini hissedersiniz ya, işte tam o an. İçimde bir şeyler değişiyordu. O insanın bakışlarında, sesinde ve her hareketinde…
“Enzimlerin etki ettiği maddeye ne denir?” Bu sorunun cevabını bulamıyordum, ama hissettiğim şey çok derindi. O kişiyle, yavaşça ve fark etmeden, ben de değişiyordum. Birlikte büyüdüğümüz o sokağın her köşe başında, her adımda, bir reaksiyon vardı. Sanki her şeyin bir anlamı vardı ama ben yine de sorularımı kaybediyordum.
O gün, sokağa son kez adım atarken, içimdeki bazı duygular karıştı. Kimya dersindeki gibi değil; bir madde değil, bir duygu değişiyordu. Hayatımda etki ettiğim her şey gibi, o sokakta değişen ben de, bir enzim gibi, hayatta kalmak için bir reaksiyon başlatıyordum. Ama işte, o maddeyi çözmek, kim bilir, yıllar sonra zor olacak. Şu an, o duyguya bir ad veremiyorum.
“O” An, Kimyasal Bir Değişim Gibi
Bir süre sonra, sabah kahvemi içtikten sonra pencerenin kenarına oturduğumda düşündüm ki, aslında enzimlerin etki ettiği maddeye ad koymak zor değil. Bunu anlamak için sadece biraz bakmak ve hissetmek gerek. Sokağa yürüdüğümde, hayatın kimyasal bir etkileşime girmesi gibi, bir değişim başlamıştı. Hani bazen bir insanın gözlerine bakarsınız, ve bir şeylerin değiştiğini hissedersiniz ya, işte o kadar doğal ve o kadar gizemli. İçimdeki bir madde, enzimler gibi, dönmeye başladı.
Birbirimizi tanıdıkça, değişim bir ağ gibi yayılıyordu. Tıpkı enzimlerin maddelere etki edip, onları dönüştürmesi gibi. Bir şeyler eksik, ama neyin eksik olduğunu bilememek… Onu sevmenin, sadece bir kimya olduğunu düşündüğüm anlar vardı. Bu, içinde bulabileceğiniz en doğal, en sıcak kimya. Ama kimyasal değişim de acı vericidir bazen.
Çünkü bir süre sonra, “en iyi değişimlerin bile, bazen zarar verebileceğini” anlamak zorlayıcı oldu. Enzimlerin neyi etkileyip, nasıl bir maddeye dönüştüğünü görmek… İşte tam burada soru devreye giriyor: Değişen şey gerçekten biz miyiz, yoksa sadece o kimyasal etkiyle farklı bir yere mi evriliyoruz?
Sonra, Beklenmedik Bir Bozulma
Zamanla o sokakta kaybolmuş hislerle ilerlerken, ne yazık ki her şey beklediğimiz gibi gitmedi. Kimyasal bir reaksiyon gibi, bir şeylerin ters gitmesi kaçınılmazdı. Belki de enzimler bile, bazen en iyi reaksiyonları başlatmaz. Her şeyin sonrasında yaşanan belirsizlik, bana o sabahki soruyu tekrar hatırlattı: Enzimlerin etki ettiği maddeye ne denir?
Benim cevabım, belki de tamamen farklıydı. Değişim, bazen zararlı olabiliyor. Hayatın kimyasını, sevdayla öğrenmek zor olabilir. O yüzden, o sokakta o insanla birlikte yürüdüğümde, aslında hissettiğim değişim, öyle basit bir şey değildi.
Evet, belki de enzimlerin etki ettiği maddeye “dönüşüm” denir. Ama bu dönüşüm, sadece kimyasal değil, kalbinizdeki bir yerlerin de değişmesi demekti. Bir maddeye etki etmek, zamanla başka bir şeye dönüşmek demekti. Ve evet, bazen bu dönüşüm, hayal kırıklıklarıyla, bilinçaltınızda gizli kalmış duygularla gelir. Ama ne olursa olsun, dönüşüm, en sonunda ne olursa olsun, yaşanması gereken bir deneyimdir.