Kadınların Kapalı Olması Zorunlu Mu?
Bazen bir soruya cevap vermek, o kadar basit olmuyor. Hani soruya hemen cevap verip geçmek var ya, bazen bu kadar basit olamayabiliyor. Kadınların kapalı olması zorunlu mu? Evet, bu soru bana yıllarca büyük bir karmaşa olarak dönüp durdu. Bir Kayseri akşamında, çayımı içip pencereye karşı otururken, tam da bu soruyu düşündüğümde bir olay yaşadım; düşüncelerim o kadar netleşti ki, belki de hayatımda ilk kez bir soruya anlamlı bir şekilde cevap verebildim.
Bir Akşam, Bir Düşünce ve Bir Kadın
Bunu yazarken hala tüylerim diken diken oluyor. O anı hatırlıyorum. O kadar uzun zaman geçmiş gibi gelse de, bir o kadar taze ve sıcak. O akşam Kayseri’deki her zamanki gibi sakin bir geceydi. Dışarıda kar yağıyor, evin pencere camları buğulu ve sokaklar ıssızdı. Yanımda, çocukluk arkadaşımla oturuyordum; Ayşe. O, hayatımın her döneminde yer edinmiş bir insandı, her konuda sohbet edebileceğim, derin anlamlar bulabileceğim biriydi. Ama o akşam konuşmamız farklıydı.
Ayşe’nin, başını örtme kararı, bizim ev halkında da çok konuşulmuştu. Ailesi, çevresi… Kimseye bir şey dememişti ama içinde büyük bir sancı vardı. O gece, pencerenin camına bakarken içinden dökülenleri duyduğumda, kafamda yankı yapan soruya net bir cevap verebileceğimi hissettim.
“Ben kapalı olmak zorunda mıyım?” demişti. O an, sanki dünyanın en zor sorusunu sormuş gibi hissettim.
Ayşe’nin gözlerinde bir korku vardı. Korku, sadece bir inanç ya da kuraldan değil, toplumun o sert bakışlarından kaynaklanıyordu. Beni dinlerken, sorunun cevabını arıyordu sanki.
İçimdeki Kararsızlık
Ayşe’nin bu soruyu sorması, aslında hem beni hem de kendisini zorlu bir yolculuğa çıkarmıştı. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, yaşadığımız toplumsal baskılar, dışarıdaki gözler, toplumsal kurallar… Her şey birden aklımda belirmeye başladı.
O zamanlar, yani 18 yaşında olduğumda, ben de bir yere kadar öyle düşünüyordum. Kayseri gibi bir şehirde büyümüşsen, insanın aklına o kurallar daha erken düşer. Her şey bir şekilde yerli yerine oturuyor gibi. Bir kadının başı örtülmeli, çünkü bu bir kuraldı. Eğer örtülmezse, o zaman ne olur? Görülmek istenmeyen bir şeyin parçası olursun, dışlanırsın, farklı hissedersin. Bu, hayatın içine yerleşmişti.
Ama Ayşe’nin gözlerine baktığımda, o kurallara meydan okuyan bir ses vardı. O an, birden içimden “Hayır, bu zorunlu değil” diye bir ses yükseldi. Kadınların kapalı olması zorunlu değildi. Zorunlu değil, çünkü bir insanın kimliğini belirleyen, dış görünüşü, başı ya da ne giyeceği değil, onun içindeki özdür. Düşünceleridir, hayalleridir. O gün, Ayşe’nin korkusunun altında bir yığın ön yargının yattığını fark ettim.
Toplumun İçindeki Kadın
Kadınların kapalı olması, toplumsal normlarla şekillenen bir düşünce biçimi. Kayseri’nin sokaklarında, her adımda adeta bir bakış üzerimde. İnsanların ne düşündüğü, ne söylediği, ne istediği… Tam olarak bu yüzden Ayşe, kapalı olma zorunluluğunu hissediyordu. Ya da daha doğrusu, o kadar güçlüydü ki, her an bir baskıya uğramamak için “zamanı geldiğinde” başını örtmeye karar verdi.
Düşüncelerim bir yandan bu şekilde yoğunlaşırken, bir yandan da kalbim Ayşe’nin yanında. “Ya gerçekten bu zorunluysa?” diye sormadan edemedim. Sonra içimde bir ses, ne kadar sorgulasam da, başkasının ne düşündüğünü kendi içimde aşamadığımı fark ettim. Toplumdaki insanlar, onu sürekli sorgulayanlar, neden her şeyin kesinlikle “böyle olması gerektiğini” savunanlar… O an, Ayşe’nin içindeki duygularını gerçekten hissedebildim.
Ayşe’nin Kararı
Bir süre sessizlik oldu. Ayşe derin bir nefes aldı. O an, hayatında bir dönüm noktasına gelmiş gibiydi. Gözleri penceredeki karları izlerken, “Zorunlu olmasaydı, ben yine de başımı örter miydim?” diye düşündü. Sonra, usulca, ama kararlı bir şekilde, “Belki de…” dedi. O an, içimde büyük bir rahatlama oldu. Çünkü Ayşe, dışarıdaki baskılara rağmen kendi içindeki sesi dinlemişti. “Belki de” demek, her şeyin sadece normlara uymak olmadığını fark etmekti. Kendi kararını verme gücüne sahip olmak…
Sonuçta, Kadınların Kapalı Olması Zorunlu Mu?
Şimdi, bu yazıyı okuyan siz, belki “Kadınların kapalı olması zorunlu mu?” sorusunu sorgularken, bir noktada karar verebilirsiniz. Ama ben size şunu söyleyeyim: Bazen insan, doğru yanıtı bulduğunu düşündüğü anda, o yanıtın değil, yola nasıl çıktığının daha önemli olduğunu fark eder. Ayşe’nin içindeki belirsizlik ve kararsızlıkla yüzleşmesi, benim için de bir dönüm noktası oldu.
O günden sonra, hiçbir şeyin zorunlu olmadığını daha net gördüm. İnsanlar, özgür iradeleriyle, ne giyeceklerine, ne olacağına kendileri karar verebilirler. Kadınlar da, ne giydikleri ya da başlarını örtüp örtmedikleriyle, topluma ait olmaktan çok, kendi iç dünyalarına ait olmalılar. Bu yazıyı, belki de o günün ardından daha özgürce düşündüğüm için yazıyorum.
İçindeki sesi dinlemeden, bir başkasının söyledikleriyle hareket etmek… Bunu yapmak, hiç kimseye yarar sağlamaz. Kadınların kapalı olmasının zorunlu olup olmadığına gelince, şu cevabı verebilirim: Zorunlu değil. Ama kimin ne giyeceğine karar verme yetkisi, o kişinin kendisindedir.
Okuyucularımıza “Kadınların kapalı olması zorunlu mu” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Psikolojiblogu ekibi olarak bizi okumaya devam edin!
İlgili Makale: Kadınlar kaç dakikada gelir ?